Intouchables – Dokunulmazlar; hoş, olumlu ve ümit veren bir içerik arayanlar için biçilmiş kaftan (4/5) . Fransız TV’sinden sinema sektörüne sıçrayan Eric Toledano ve Olivier Nakache ikilisinin yazıp yönettikleri son işleri. Tüm zamanların Fransız iç pazarında en çok gişe yapan ikinci filmi ayrıca. IMDB Linki)
Bu dramatik komedi, tamamen gerçek bir hikayeye yaslanan, çok başarılı senaryosunun dışında iki başrol oyuncusu, François Cluzet ve Omar Sy’ın müthiş performanslarına çok şey borçlu. Yan oyuncular da dikkat çekici. Gerçek şartlarda oldukça üzücü ve ağır bir tema ya da bayağı bir komedi olabilecek konusuna karşın, film bu oyuncular sayesinde zoru başarmış.
Filmi izlerken benzer temalı, Scnabel’in 2007 filmi, “The Diving Bell and the Butterfly (4/5) ve Sheridan’ın 1989 filmi, unutulmaz, “My Left Foot” (5/5) sahnelerinden hafızama takılmış olanlar gözlerimin önünden geçti. Fizikman tamamen çaresiz kalmış insanın durumunu sergileyen başka işler de var şüphesiz. Ama Toledano ve Nakache’nin “Dokunulmazlar” ı kanımca bu kategorideki en iyi üç işten biri olmayı hakketmiş.
Hikayeye gelince; bu kez boyundan aşağısı felçli karakter, ağır zengin ve entellektüel bir Fransız aristokratı. Ekstrem spor merakı nedeniyle geçirdiği kaza sonucu tekerlekli iskemleye mahkum kalmış ve kendi iç ve dış sorunlarıyla baş etmeye çalışan kahramanımız (Cluzet), eski hükümlü, Senegal göçmeni bir sokak adamının (Sy) yaşamına girmesi ile yeni bir varoluş tarzına evrilir. Karşılıklı etkileşimleri sonucu her iki birey de birbirlerinden bir şeyler öğrenirler ve izleyiciye de şimdilerde kaybolmuş bazı değerleri anımsatmaya çalışırlar. Bunu komedi ile yapıyorlar ki, çok zor iş.
Sadece yüz mimikleri ile müthiş bir performans sergileyen François Cluzet ve gerçek hikayedeki karakterin tamamen kendisine göre biçimlendirildiği Omar Sy’ın olağan dışı enerjik performansı pek çok güncel klişeyi akıcı bir “gag” ler şölenine dönüştürmüş senaryo ile birleşince karşımıza haliyle iç açıcı bir iş çıkmış.
Omar Sy’ın ise üzerinde durmak lazım. Komedi kariyerine mahallesinden tanıdıkları sayesinde tesadüfen başlayan bu radyo komedyeni, Fransız TV’lerinde Fred Testot ile birlikte oluşturduğu mizah ikilisi ile ünlenmiş ve gerçekten de Senegal kökenli bir ailenin aykırı çocuğu. Intouchables ile César ödülünü kapmış olan sanatçı şansı yaver giderse Hollywood’a da sıçrama olanağına sahip.
Zira film piyasasının bu aralar “führer”i olan Weinstein, filmin haklarını almış durumda ve Intouchables’ın Hollywood versiyonu yolda. Sy oynar mı belirsiz olsa da Fransa dışında hiç tanınmayan bu muhteşem komedyenin yeni bir siyah yıldız olmaması için kökeni dışında bir engel gözükmüyor. Böyle söylememizin nedeni ise Hollywood stüdyo sisteminin Amerikalılar dışındakilerle arasına koyduğu çizgiden. Sy bu çizgiyi geçebilen nadir aktörlerden biri olabilecek mi göreceğiz.
Ama Intouchables’ı gördük ve mutlu olduk diyebiliriz en azından (4/5)










